Türkiye’de mantar gibi çoğalan eğitimsiz yaşam koçları, nefes terapistleri ve kişisel gelişim “guruları” toplumsal bir güvenlik sorununa dönüşüyor. Bilim dışı vaatlerle insanların hayatını altüst eden bu sistem, aynı zamanda vergisiz kazancını yurt dışındaki karanlık ağlara akıtıyor.
10 Ocak 2026 – Bir sabah uyanıyorsunuz ve kendinizi “spiritüel danışman” ilan ediyorsunuz. Ne tıp eğitimi, ne psikoloji diploması ne de yasal bir sorumluluk… Sadece yüksek özgüven ve süslü bir Instagram profiliyle çaresiz insanların hayatına dokunma cüreti gösteriyorsunuz. Türkiye, son yıllarda eşi benzeri görülmemiş bir “koçluk” istilası altında. Ancak bu parlak vitrinin arkasında ne yazık ki ağır mağduriyetler ve ekonomik kaçaklar yatıyor.
Psikiyatri ve psikoloji, yıllar süren akademik eğitim ve etik kurallar gerektiren bilim dallarıdır. Oysa bugün; üç günlük online kurslarla alınan, uluslararası geçerliliği tartışmalı sertifikalarla “depresyon çözüyoruz”, “travma siliyoruz” diyen bir kitle türedi. Bu kişilerin yaptığı en büyük tehlike; gerçek tıbbi müdahaleye ihtiyacı olan şizofreni, ağır depresyon veya panik atak hastalarını bilimsel tedaviden uzaklaştırıp hayali enerjilere hapsetmektir. Uzmanlar uyarıyor: Yanlış bir “nefes tekniği” veya travmatik bir “yüzleşme” seansı, bireyde kalıcı psikolojik hasarlara, hatta intihar eğilimlerine yol açabilir.
Bu sektörün tehlikesi sadece sağlıkla sınırlı değil. Bu yapıların çoğu “danışmanlık” adı altında faturasız, kayıtsız ve elden/IBAN üzerinden paralar topluyor. Ortada ne bir yazar kasa var ne de vergi levhası.
Sistem Nasıl İşliyor? Toplanan bu devasa paralar, genellikle yurt dışı merkezli “akademi” veya “kurumsal eğitim” maskesi altındaki sistemlere aktarılıyor.
Ekonomik Kayıp: Milyonlarca lira değerindeki bu kazançlar Türkiye’de kalmıyor; kripto varlıklar veya yabancı ödeme sistemleri aracılığıyla vergilendirilmeden ülke dışına çıkarılıyor. Devletin vergi kaybı her geçen gün büyürken, bu kişiler lüks yaşamlarını “bolluk ve bereket enerjisi” diyerek sosyal medyada pazarlamaya devam ediyor.
Kuantum fiziği gibi ağır bir bilimsel alanı, “istediğini hayal et, evrene mesaj gönder, zengin ol” seviyesine indiren bu “uzmanlar”, aslında umut tacirliği yapıyor. İnsanlara “hastalığın sebebi senin düşüncen”, “fakirliğin sebebi atalarından gelen blokaj” diyerek kurban suçlayıcı bir yaklaşım sergiliyorlar. Bu, sadece rasyonel düşünceyi yok etmekle kalmıyor, aynı zamanda toplumsal tembelliği ve boş inancı körüklüyor.
Artık bu kontrolsüz alanın yasal bir çerçeveye oturtulması kaçınılmaz bir zorunluluktur. Sağlık Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı’nın eş güdümlü çalışmasıyla;
Diploma şartı aranmayan hiçbir yapıya “danışmanlık” yetkisi verilmemeli.
Sosyal medya üzerinden yapılan “sağlık vaatli” reklamlar sıkı denetlenmeli.
Finansal akışlar takip edilerek kayıt dışı kazancın yurt dışına kaçırılması engellenmeli.
Unutmayın; ruh sağlığı şansa bırakılamayacak kadar değerlidir ve “enerji” ile değil, bilimle iyileşir.
SAMSUN HABER
13 Ocak 2026SAMSUN HABER
13 Ocak 2026SAMSUN HABER
13 Ocak 2026GÜNDEM
13 Ocak 2026SPOR
13 Ocak 2026DÜNYA
13 Ocak 2026EKONOMİ
13 Ocak 2026
1
Sosyal Medya Kullanımı Çocuklarda Depresyon Riskini Artırıyor
1091 kez okundu
2
Modern Üfürükçülük Dosyası: Diploma Yok, Vergi Yok, Sorumluluk Hiç Yok!
934 kez okundu
3
Yoga Hakkındaki Yanlışları Bir Kenara Bırakın
746 kez okundu
4
O Koçluk Olmadı Bu Koçluğu Deneyelim!
523 kez okundu