22 Ağustos 2026 Cumartesi
Karalahana Dolması
Yıllara Meydan Okuyan Bir Mücadele: Şebnem Kayacan
Pazar Günleri Marketlerin Kapalı Olması Çalıştayda Masaya Yatırıldı
Yaşam Koçluğu Kıskacında Kayıt Dışı Para Trafiği: Dövizler Yurtdışına Akıyor!
Çanakkale’de Mantolama ve Tadilat Hizmetlerinde Güvenilir Adres: Yiğitoğlu Yapı İzolasyon
Yasemin Ece Erçetin’in sahneyle tanışması, henüz yedi yaşındayken ve daha okuma yazma öğrenmeden gerçekleşti. İlköğretim öğretmeninin yönlendirmesiyle tiyatroya başlayan Yasemin Ece Erçetin, o dönem repliklerini annesi ve öğretmeninin sesinden dinleyerek ezberledi ve sahneye çıktı. Çocuk yaşta başlayan bu serüven, yıllar içinde oyunculuktan eğitmenliğe, sinemadan yüzmeye uzanan çok yönlü bir üretim alanına dönüştü.

Çocukluk döneminde yaşadığı okuma güçlüğü, Yasemin’in tiyatro tutkusunun önüne geçmedi. DEHB ve disleksiye sahip olan sanatçı, repliklerini öğrenebilmek için saatlerce çalışarak sahneye hazırlandı. Henüz küçük yaşlarda geliştirdiği bu çalışma disiplini, oyunculuk yolculuğunun önemli bir parçası haline geldi. Zorluklara rağmen tiyatroyu hiç bırakmayan Yasemin Ece Erçetin, yedi yaşında başlayan sahne deneyimini bugün farklı alanlarda sürdürüyor.

Oyunculuk eğitimini Sadri Alışık Konservatuvarı’nda alan Yasemin Erçetin, Radyo, Televizyon ve Sinema eğitimiyle kamera önü ve kamera arkasındaki ilgisini de geliştirdi.

Oyunculuğun yanı sıra yönetmenlik, senaryo, kurgu, yapım ve cast gibi alanlarda çalışmalar gerçekleştirerek bir projenin farklı aşamalarına dair deneyim kazandı. Sahne üzerinde başlayan üretim anlayışını zamanla set ortamına ve kamera arkasına da taşıdı.

Kamera önündeki çalışmalarında farklı karakterlerle izleyici karşısına çıkan Yasemin Ece Erçetin, 2023 yılında Kurban filminde Aynur karakterini canlandırdı.

Dijital projelerde de yer alan genç sanatçı, Kaosun Anatomisi adlı dijital dizide de rol aldı.

Bunun yanı sıra Arka Sokaklar gibi televizyon projelerinde de kamera karşısına geçti.

Reklam, dijital içerik ve farklı kamera önü çalışmalarında yer alan Yasemin, farklı karakterleri yorumlama deneyimini geliştirmeye devam ediyor.

Tiyatro ise Yasemin Ece Erçetin’in kariyerindeki en eski ve değişmeyen alanlardan biri. Yıllar içinde oyunculuğun yanında drama ve tiyatro eğitmenliği de yapan Yasemin, çocuklarla çalışma alanında da kendisini geliştirdi. Çocuk, drama ve oyun üzerine çalışmalarının yanı sıra uygulamalı tiyatro ve özel gereksinimli bireylere yönelik hareket eğitimi alanlarında da eğitimler aldı. Sahne deneyimini eğitim alanına taşıyarak farklı yaş gruplarıyla yaratıcı çalışmalar gerçekleştirdi.

Yasemin’in hayatındaki önemli dönüşümlerden biri de sporla geldi. Yaşadığı sakatlıkların ardından profesyonel olarak yüzmeye başlayan sanatçı için yüzme, başlangıçta iyileşme sürecinin bir parçasıyken zaman içerisinde ikinci bir mesleğe dönüştü. Diz eklemleriyle ilgili yaşadığı sorunlar nedeniyle ameliyat ihtimalinin gündeme geldiği dönemde yoğun yüzme çalışmalarıyla fiziksel gücünü yeniden kazandı. Bugün ise yüzme eğitmenliği yapıyor ve edindiği deneyimi birebir eğitimlerle aktarıyor.

Yüzme ile tiyatronun kesiştiği nokta da Yasemin Ece Erçetin’in çok yönlü çalışma alanını belirginleştiriyor. Hareketin ve beden kullanımının sahne üzerindeki önemini bilen Yasemin, spor ve drama deneyimlerini özellikle çocuklarla yaptığı çalışmalarda bir araya getiriyor. Böylece hem sanatsal hem de fiziksel gelişimi destekleyen çalışmalar üretmeye devam ediyor.

Müzik ve dans da Yasemin Erçetin’in sanat yolculuğunun diğer parçaları arasında yer alıyor. Seslendirme, vokal, şan ve piyano üzerine çalışmalar yapan sanatçı, farklı dans disiplinleriyle de ilgileniyor. Sahne üzerindeki beden kullanımı ve ifade gücünü farklı alanlardan besleyen Yasemin Ece Erçetin; fotoğrafçılık ve yaratıcı üretimlerle de ilgileniyor.

Sanatın dışında edebiyatla kurduğu bağ da Yasemin’in kişisel dünyasının önemli parçalarından biri. 12 Haziran doğumlu olan ve İkizler burcu olduğunu belirten Yasemin Ece Erçetin, kendisini ince ruhlu biri olarak tanımlıyor. Özellikle Nazım Hikmet’in şiirlerine duyduğu ilgiyi günlük hayatının bir parçası haline getiren sanatçı, sevdiği şiirleri ezberinden okuyabiliyor.

Kamera önündeki deneyimini kamera arkasındaki üretimle tamamlamak isteyen Yasemin Erçetin, yönetmenlik ve senaryo alanında da çalışmalarını sürdürüyor. Gelecekte kendi projelerini yönetmek ve geliştirmek isteyen Yasemin, oyunculuğun yanı sıra yaratıcı sürecin farklı aşamalarında daha aktif rol almayı hedefliyor.

Bugün oyunculuk, tiyatro, eğitmenlik ve yüzme çalışmalarını birlikte sürdüren Yasemin Ece Erçetin, farklı disiplinlerden edindiği deneyimleri yeni projelerde bir araya getiriyor. Onun hikâyesinin merkezinde ise bütün bu alanlardan çok daha önce başlayan bir sahne var.

Henüz okuma yazma bilmediği yaşlarda annesi ve öğretmeninin sesinden öğrendiği repliklerle çıktığı o ilk sahne, bugün Yasemin Ece Erçetin’in oyunculuk, sinema, tiyatro, eğitim ve yüzme arasında kurduğu hayatın başlangıç noktası.

Farklı disiplinlerde üretmeye devam eden Yasemin, çocukluk yıllarında başlayan sahne tutkusunu bugün yeni projeler ve yeni deneyimlerle büyütüyor. Yedi yaşında açılan perde, bugün hâlâ kapanmış değil.
Oyunculuk hayatına lise yıllarında Mersin’de başlayan Tuğçe Demirden, aldığı eğitimleri sahne deneyimiyle buluşturarak tiyatronun farklı alanlarında üretim yapan genç isimlerden biri olarak yoluna devam ediyor.
![]()

Mersin Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü’nden mezun olan Tuğçe, ilk oyunculuk eğitimini Mersin’de Tiyatro Agon’da aldı. Sahneyle kurduğu bağı İstanbul’da sürdüren oyuncu, Sadri Alışık Kültür Merkezi’nde sinema ve sahne sanatları eğitimi görürken, Atölye 2G’de Cemal Hünal’dan aldığı Meisner tekniği eğitimiyle oyunculuk yaklaşımını farklı disiplinlerle geliştirdi.

Eğitimini sahne pratiğiyle destekleyen Demirden, Sadri Alışık Kültür Merkezi atölye çalışmalarında sahnelenen Bir Yaz Gecesi Rüyası uyarlamasında Oberon karakterinin kadın olarak yeniden yorumlandığı özgün projede yer aldı. Shakespeare’in klasik metnine çağdaş bir bakış sunan bu çalışma, oyuncunun farklı karakter çözümlemelerine olan ilgisini ortaya koydu.

Sahne deneyimini Kukla oyunuyla sürdüren Demirden, hayat kadını karakterine hayat verirken oyunun kostüm dikim sürecinde de görev aldı. Böylece yalnızca oyuncu olarak değil, sahne arkasındaki üretim süreçlerinin de bir parçası oldu.

Farklı okullarda sahnelenen çocuk tiyatrolarında görev alarak her yaş grubuna hitap eden projelerde yer alması da oyunculuk yolculuğunun önemli duraklarından biri oldu.
Oyunculuğun yanı sıra metin üretimine de ilgi duyan Demirden, Harper Lee’nin Bülbülü Öldürmek romanını tiyatro oyununa uyarladı. Shakespeare’in Romeo ve Juliet eserini ise üç kişilik bir sahne düzenine uygun şekilde yeniden kurgulayarak klasik metinlere farklı bir yorum getirdi. Yazarlık ve uyarlama çalışmaları, onun yalnızca sahnede yer alan bir oyuncu değil; tiyatro üzerine düşünen ve üreten bir sanat insanı olduğunu da ortaya koyuyor.

Oyunculuğu, yazarlığı ve sahne üretimini aynı çizgide buluşturan Tuğçe Demirden, tiyatroyu yalnızca sahnede sergilenen bir performans olarak değil, fikirlerin ve yaratıcı üretimin geliştiği çok katmanlı bir alan olarak görüyor. Aldığı eğitimler, sahne deneyimi ve metin üretimine olan ilgisiyle kendi yolunu adım adım oluşturan Demirden, üretmeye ve yeni projeler geliştirmeye devam ediyor.
Dijital yayıncılık alanındaki çalışmalarını her geçen gün genişleten Talks & Talks, bu kez fotoğraf alanında yeni bir yapılanmaya imza attı. Kanal bünyesinde kurulan T&T Photos, profesyonel fotoğraf üretimini tek çatı altında toplayarak projelere yeni bir soluk kazandırmayı hedefliyor.

Kültür, sanat ve medya odaklı içerikleriyle dijital yayıncılık alanında üretimlerini sürdüren Talks and Talks, büyüme yolculuğuna yeni bir adım daha ekledi. Kanal, video prodüksiyonunun ardından fotoğraf alanındaki çalışmalarını da kurumsal bir yapıya dönüştürerek T&T Photos ekibini hayata geçirdi.

Kanalın kurucusu Oğuz Serdar Çelebi tarafından kurulan T&T Photos, organizasyon sürecini Nazlıcan Karaman ile birlikte yürütüyor. Henüz başlangıç aşamasında olan ekip, Talks and Talks çatısı altında medya ve sanat sektörüne yönelik profesyonel fotoğraf üretimi gerçekleştirmeyi hedefliyor. Sanatçılar, içerik üreticileri ve sektör profesyonellerine yönelik çalışmalar yürütecek ekip, fotoğraf alanında kurumsal bir yapı oluşturmayı amaçlıyor. T&T Photos’un hedeflediği bu yapı, fotoğraf üretimini yalnızca tekil çekimlerle sınırlı tutmak yerine farklı projelerin ihtiyaçlarına cevap verebilecek geniş bir çalışma alanı oluşturuyor. Portre ve tanıtım çekimlerinin yanı sıra, sanat ve medya dünyasında yer alan isimlerin görsel çalışmalarına da katkı sunulması planlanıyor.

İlk etapta yedi kişilik bir fotoğrafçı kadrosuyla çalışmalarına başlayan T&T Photos’da Selim Söyük, Metehan Şaşmaz, Yusuf Can Safa, Sedanur Alemdar, Şevval Gül ve Deniz Yücel yer alıyor. Ekip, medya ve sanat dünyasına yönelik portre, konsept, tanıtım ve profesyonel çekimler gerçekleştirecek. Yapılanma; celebrity, new celebrity ve sektöre yeni adım atan isimlere yönelik olmak üzere üç farklı fotoğraf grubundan oluşuyor. Fotoğrafın yalnızca bir görüntü kaydı değil, aynı zamanda sanatçıların ve projelerin kimliğini yansıtan önemli bir iletişim alanı olduğu yaklaşımıyla hareket eden T&T Photos, çalışmalarını farklı ihtiyaçlara göre şekillendirmeyi planlıyor. Böylece oyuncuların portre çalışmalarından müzisyenlerin tanıtım çekimlerine, yeni projelerin görsel dünyasından kişisel marka çalışmalarına kadar farklı alanlarda üretim yapılması hedefleniyor.

Talks and Talks’un üretim anlayışını fotoğraf alanına taşıyan T&T Photos, yalnızca içerik üretimine destek veren bir ekip olmanın ötesinde, medya ve sanat sektörüne odaklanan bağımsız bir fotoğraf yapılanması olarak konumlanıyor. Önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek yeni çekimler ve olası iş birlikleriyle birlikte T&T Photos’un çalışma alanını daha da genişletmesi bekleniyor. Talks and Talks’un mevcut yayıncılık deneyimiyle fotoğraf üretimini bir araya getiren bu yeni yapılanma, kanalın görsel üretim tarafındaki çalışmalarının da daha düzenli ve kapsamlı biçimde ilerlemesine imkan sağlıyor.

Oyunculardan müzisyenlere, tiyatro sanatçılarından dijital içerik üreticilerine kadar geniş bir yelpazede profesyonel fotoğraf çekimleri gerçekleştirmeyi hedefleyen ekip, özgün görsel diliyle sektörde kalıcı bir yer edinmeyi amaçlıyor. Yeni yapılanmanın en dikkat çeken taraflarından biri ise farklı alanlarda çalışan yaratıcı isimleri aynı çatı altında buluşturması. Fotoğrafçı kadrosunun farklı bakış açılarıyla üretim yapması, T&T Photos’un zaman içerisinde kendine özgü bir görsel dil oluşturmasına da zemin hazırlıyor. T&T Photos’un hayata geçirilmesiyle birlikte Talks & Talks’un üretim alanı da yeni bir boyut kazanıyor. Fotoğrafçılığın sunduğu görsel anlatım gücünü yayıncılık deneyimiyle bir araya getiren ekip, önümüzdeki süreçte farklı projeler ve yaratıcı iş birlikleriyle bu alanı geliştirmeyi hedefliyor.

Kanalın büyüyen organizasyon yapısının önemli bir parçası olarak hayata geçirilen T&T Photos, önümüzdeki süreçte hem Talks and Talks projelerinde hem de farklı iş birliklerinde aktif rol üstlenmeye hazırlanıyor. Yeni yapılanmayla birlikte Talks and Talks, yalnızca dijital içerik üreten bir YouTube kanalı olmanın ötesine geçerek, video ve fotoğraf üretimini aynı çatı altında buluşturan çok yönlü bir medya platformu olma yolunda çalışmalarını sürdürüyor. Bu yapılanmayla birlikte Talks and Talks’un içerik üretim alanı da genişliyor. Video ve fotoğrafı aynı yapı içerisinde buluşturan ekip, kültür, sanat ve medya dünyasındaki projelere farklı formatlarda katkı sunabilecek bir üretim alanı oluşturuyor. Yeni yapılanma, Talks & Talks’un farklı yaratıcı disiplinlerle kurduğu bağı da güçlendiriyor. Fotoğraf alanındaki bu yeni adım, ekip içindeki üretim çeşitliliğini artırırken sanat ve medya dünyasındaki isimlerle kurulacak yeni bağlantılar için de alan açıyor. T&T Photos’un ilerleyen dönemde farklı projelerle daha görünür hale gelmesi hedefleniyor. Yeni projeler için çalışmalar sıklıkla devam ediyor.
Sahne ve kamera önü deneyimini akademik eğitimiyle birleştiren genç oyuncu Gökçen Derbeder, tiyatrodan televizyon projelerine uzanan kariyerinde farklı karakterlere hayat vermeye devam ediyor.

Oyunculuk eğitimini Doğuş Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Oyunculuk Bölümü’nde tamamlayan Gökçen Derbeder, sahne ve kamera önü çalışmalarını disiplinli bir üretim anlayışıyla sürdürüyor. Farklı karakterleri araştırmayı, geliştirmeyi ve canlandırmayı merkeze alan oyuncu, eğitim sürecinde edindiği birikimi profesyonel projelere taşımaya devam ediyor.

Mesleki yolculuğuna Emre Kınay Oyunculuk Akademisi ve Zeytinburnu Kültür Sanat Merkezi’nde aldığı eğitimlerle başlayan Derbeder, üniversite eğitiminin ardından tiyatro ve ekran projelerinde aktif olarak yer aldı. Sahne deneyimiyle birlikte kamera önündeki çalışmalarını da geliştiren oyuncu, farklı türlerdeki yapımlarda rol alarak kariyerini istikrarlı biçimde ilerletiyor.

Televizyon projelerinde Maraşlı, Emanet, Saygı, Camdaki Kız ve Kasa’da Parti gibi yapımlarda izleyici karşısına çıkan Gökçen Derbeder, üstlendiği karakterlerle farklı hikâyelerin bir parçası oldu. Kamera önündeki deneyimini her projeyle çeşitlendiren oyuncu, farklı dönem ve türlerdeki yapımlarda yer alarak oyunculuk alanındaki üretimini sürdürüyor.
Tiyatro sahnesinde ise Telgrafhane 1916 Kut’ül Amare, Taziye, İzciler Kampta, Doğum Günü Partisi ve İmparatorluk Kuranlar Yahut Şümürz gibi oyunlarda rol alan Derbeder, klasik ve çağdaş metinlerde edindiği deneyimle sahne çalışmalarını da aktif olarak devam ettiriyor.

Sahne ile kamera önü arasında kurduğu denge, oyunculuk kariyerinin temel yapı taşlarından birini oluşturuyor.

Karadeniz, Trakya ve Adana şiveleri üzerine çalışmaları bulunan oyuncu, orta seviyede İngilizce biliyor. Şarkı söyleme becerisi de bulunan Derbeder, oyunculuğunu farklı disiplinlerle destekleyerek kendini geliştirmeye devam ediyor.

Sahne ve ekran arasında üretimini sürdüren Gökçen Derbeder, yeni karakterler ve farklı hikâyelerle oyunculuk yolculuğunu istikrarlı bir şekilde sürdürmeyi hedefleyen genç isimler arasında yer alıyor.
Oyunculuk serüvenini tiyatro sahnesinde başlayan disiplinli bir eğitim süreciyle şekillendiren Erdem Ulaş Koçak, sinema, televizyon, reklam ve dijital platform projelerinde yer alarak kariyerini farklı alanlarda geliştirmeye devam ediyor. Sahne deneyimini kamera önü performansıyla birleştiren genç oyuncu, üstlendiği her projeyle oyunculuk yolculuğuna yeni bir halka ekliyor.

25 Aralık 1999 tarihinde dünyaya gelen Koçak, oyunculuk alanındaki gelişimini aldığı kapsamlı eğitimlerle destekledi. P.O.V Acting House, Acting Lab, No2 Atölye’de Stella Adler metodu üzerine çalışmalara katılan oyuncu, Kadıköy Emek Tiyatrosu’nda temel oyunculuk eğitimi aldı. Beykoz Üniversitesi Tiyatro Bölümü’ndeki eğitimiyle de sahne sanatlarına akademik bir bakış kazandırdı.

Profesyonel kariyerinde ilk dikkat çeken projeleri arasında Hababam Sınıfı Yeniden ve Hababam Sınıfı Yaz Oyunları yer aldı. Pamuk Erdem karakterini canlandıran Koçak, bu yapımlarla sinema sektöründe önemli bir deneyim elde etti. Son dönemde ise İngilizce çekilen Hanging With Hadids dizisinde Omar karakterine hayat vererek uluslararası projelerde de yer almaya başladı.

Tiyatro sahnesi de oyunculuk kariyerinin önemli duraklarından biri oldu. Zincire Vurulmuş Prometheus oyununda Hephaistos karakterini canlandıran Koçak, daha sonra Şerife Bacı adlı tiyatro oyununda Komutan Murat rolüyle seyirci karşısına çıktı. Farklı karakterler aracılığıyla sahne deneyimini geliştiren oyuncu, tiyatronun oyunculuğunu besleyen en önemli alanlardan biri olduğunu düşünüyor.

Sinema çalışmalarını sürdüren Koçak, yönetmen ve senarist Faruk Kuğu imzasını taşıyan Köpek Gibi adlı kısa filmde de rol aldı. Farklı anlatım biçimlerine sahip projelerde yer almayı önemseyen oyuncu, kısa filmlerin oyuncuya farklı karakterleri keşfetme fırsatı sunduğunu ifade ediyor.

Kamera karşısındaki deneyimini reklam sektöründe de sürdüren Koçak; Akbank, Türk Telekom, A101, Toshiba Klima ve Eyüp Sabri Tuncer’in reklam filmlerinde rol aldı. Reklam projelerinde kazandığı set deneyimi, farklı prodüksiyon ekipleriyle çalışma becerisini geliştirirken kamera önü hakimiyetine de katkı sağladı.

Oyunculuğun yanı sıra sporla da yakından ilgilenen Koçak; lisanslı basketbolun yanı sıra yüzme, futbol, golf ve bisikletle ilgileniyor. İleri seviyede İngilizce bilen oyuncu, fiziksel disiplinini ve yabancı dil avantajını uluslararası projelerde değerlendirmeyi hedefliyor.

Tiyatrodan sinemaya, reklamlardan dijital platformlara uzanan üretim yolculuğunu kararlılıkla sürdüren Erdem Ulaş Koçak, farklı karakterlere hayat vermeye ve oyunculuk kariyerini yeni projelerle büyütmeye devam ediyor.