06 Ağustos 2026 Perşembe
Karalahana Dolması
Yıllara Meydan Okuyan Bir Mücadele: Şebnem Kayacan
Pazar Günleri Marketlerin Kapalı Olması Çalıştayda Masaya Yatırıldı
Yaşam Koçluğu Kıskacında Kayıt Dışı Para Trafiği: Dövizler Yurtdışına Akıyor!
AB Tescilli Bayramiç Beyazı’nda Hasat Başladı








Denizli’nin Buldan ilçesinden İstanbul’a uzanan oyunculuk yolculuğunda emin adımlarla ilerleyen Yasemin Başbuğ, kurmaca uzun metraj sinema filmi “Soygun” ile beyazperdede izleyici karşısına çıktı.

Yönetmen koltuğunda Murat Yazıcı’nın oturduğu yapımın ilk gösterimi ve galası Taksim’de gerçekleşirken, Yasemin Başbuğ filmde soygunculardan birinin hayatına dokunan, gece hayatının içinden gelen marjinal bir karaktere hayat vererek farklı bir deneyim yaşadı. Sınırları zorladığı bu yeni rolündeki gizemi ve cesur performansıyla dikkat çeken oyuncu, izleyicinin ilgisini üzerine çekmeyi başardı.

Oyunculuk kariyerinde bu kez alıştığı çizginin dışına çıkmayı tercih eden Yasemin Başbuğ, rolü kabul etme sürecini kendisi için yeni bir başlangıç olarak değerlendirdi. Çekimlerin ilk gününde yaşadığı heyecana rağmen, uzun yıllardır kurduğu oyunculuk hayalinin kendisine cesaret verdiği bu süreç, kariyerinde önemli bir dönüm noktası oldu.

Küçük bir ilçeden çıkarak İstanbul gibi büyük bir şehirde sanat üretme hayalinin peşinden giden Yasemin Başbuğ için “Soygun”, yalnızca bir sinema filmi değil; emek, sabır ve kararlılıkla örülen yolculuğun ilk önemli duraklarından biri oldu. Filmin gala ve ilk gösterim haberini yönetmen Murat Yazıcı’dan aldığında yaşadığı heyecan da bu yolculuğun unutulmaz anları arasında yerini aldı.

Set sürecinde yönetmen Murat Yazıcı ve film ekibinin yanı sıra, sette kendisini yalnız bırakmayarak destek veren arkadaşı ve meslektaşı Sarina Sadat Mirsane ile de güçlü bir dayanışma yakalayan Yasemin Başbuğ, bu deneyimin oyunculuk kariyerine önemli katkılar sağladığını düşünüyor. 
Böylesine iddialı ve sınırları olan bir karaktere hayat vermenin yanı sıra profesyonel bir sinema setinin parçası olmak, oyuncunun yeni projelere bakışını da güçlendiren deneyimlerden biri oldu. Denizli’den başlayan hayalini İstanbul’da büyütmeye devam eden Yasemin Başbuğ, beyazperdeyle attığı bu adımın ardından yeni projelerde yer alarak oyunculuk yolculuğunu geliştirmeyi hedefliyor. “Soygun” ise bu yolculuğun en önemli kilometre taşlarından biri olarak öne çıkıyor.
Oyunculuk, modellik, sunuculuk ve medya alanındaki çalışmalarını aynı çizgide buluşturan Merve Mina Seyhan, kamera önü deneyimini farklı disiplinlerle besleyen isimlerden biri olarak üretimlerini sürdürüyor. Dizi, kısa film, klip ve televizyon projelerinde yer alan Seyhan, yalnızca oyuncu kimliğiyle değil, kamera arkasındaki çalışmalarıyla da dikkat çekiyor.

Sanat yolculuğuna çocuk gelişimi eğitiminin ardından Ankara Kültür Sanat Tiyatrosu’nda aldığı oyunculuk eğitimiyle başlayan Seyhan, televizyon ve sinema alanındaki bilgisini TV Sendika bünyesinde aldığı reji, kamera önü ve kamera arkası eğitimleriyle geliştirdi. Böylece oyunculuğun yanı sıra yapım süreçlerine de hâkim bir çalışma anlayışı benimsedi.

Kariyeri boyunca bağımsız yapımlardan televizyon dizilerine uzanan birçok projede rol alan Seyhan, Çatışma, Dön Evine ve Nimet projelerinde başrol ve ana karakter olarak kamera karşısına geçti. Bunun yanı sıra Benim Adım İstanbul, İstanbul Son Çıkış, Hayvanat Bahçesi, Ölü Gelin ve Traum gibi yapımlarda farklı karakterlere hayat verdi. Televizyon ekranlarında ise Kızılcık Şerbeti, Kızıl Goncalar, Kiralık Koca ve Şerefe dizilerinde yardımcı oyuncu kadrosunda yer alarak deneyimini genişletti.

Oyunculuğun yanı sıra yapım süreçlerinde de aktif görev alan Seyhan, Çatışma projesinde sanat yönetmenliği ve Boom operatörlüğü görevlerini üstlendi. Kamera önündeki deneyimini teknik bilgiyle destekleyen sanatçı, farklı alanlarda üretmeye devam ediyor.

Medya sektöründe de aktif bir kariyer oluşturan Seyhan, Akdeniz TV’de sunuculuk yaparken, Cine5 ve Çekiç Medya bünyesinde basın ve medya alanında görev aldı. Radyo Ender’de DJ olarak gerçekleştirdiği yayınlarla mikrofon başındaki deneyimini de geliştirdi.

Müzik projelerinde de kamera karşısına geçen Seyhan, Dostum ve Burdurma Sevdalıyım kliplerinde başrol üstlenirken, Maxro klibinde dans performansıyla yer aldı. Modellik çalışmalarını da sürdüren oyuncu, çeşitli marka çekimlerinde kamera karşısına geçti ve sanatçı Belgin Tunçbilek ile vokal çalışmaları gerçekleştirdi.

Oyunculuğun yanı sıra yazarlık alanında da üretim yapan Seyhan, Zeytinburnu Belediyesi tarafından düzenlenen senaryo yarışmasına “Gece Bölündü” adlı kısa film senaryosuyla katıldı. 15 Temmuz’u konu alan yaklaşık 15 dakikalık senaryo, 300 başvuru arasından önce ilk 24’e, ardından finale kalan son üç proje arasına girmeyi başardı. Yarışmada birincilik elde edemese de, Gece Bölündü’ nün çekim sürecinin hayata geçirilmesi planlanıyor. Bu çalışmayla birlikte Seyhan, oyunculuğun yanı sıra senaryo yazarlığı alanındaki üretimini de sinemaya taşımaya hazırlanıyor.

Spor, dans, müzikal, sahne sanatları ve at biniciliğiyle de ilgilenen Merve Mina Seyhan, çok yönlü üretim anlayışını yeni projelerle geliştirmeye devam ediyor. Kamera önü deneyimini yaratıcı üretim süreçleriyle bir araya getiren Seyhan, sanatın farklı alanlarında istikrarlı bir kariyer inşa etmeyi sürdürüyor.
Modellik alanında attığı adımları istikrarlı bir şekilde sürdüren Beyza Sarı, genç yaşına rağmen farklı deneyimlerle kariyerini şekillendirmeye devam ediyor. Fotomodellikten defilelere uzanan çalışmalarıyla dikkat çeken Sarı, uluslararası platformlarda da yer almayı hedefleyen yeni nesil isimler arasında bulunuyor.

19 yaşındaki Beyza Sarı, modelliğe duyduğu ilgiyi disiplinli bir çalışma anlayışıyla profesyonel kariyere dönüştürüyor. Sahne üzerindeki duruşunu ve beden hâkimiyetini geliştirmesinde dansın önemli bir payı bulunan genç model, estetik ifade gücünü bu alandaki deneyimleriyle destekliyor. Dans eğitiminin kazandırdığı ritim, denge ve özgüven, modellik çalışmalarına da katkı sağlıyor.

Yaklaşık üç yıldır güzellik uzmanı olarak çalışan Sarı, mesleki deneyimi sayesinde estetik bakış açısını ve profesyonel çalışma disiplinini geliştirdi. Güzellik sektöründe edindiği bilgi birikimi, kamera karşısındaki duruşuna ve moda alanındaki çalışmalarına farklı bir perspektif kazandırıyor.

Kariyeri boyunca defile mankenliği deneyimi yaşayan Beyza Sarı, ağırlıklı olarak fotomodellik alanında çalışmalarını sürdürüyor. Farklı çekim projelerinde yer alarak kamera önü deneyimini artıran genç model, her yeni çalışmayla kendini geliştirmeye devam ediyor.

2026 yılında düzenlenen Miss Eurasia yarışmasında Türkiye’yi temsil eden Sarı, kariyerinde uluslararası deneyim kazandığı önemli organizasyonlardan birine imza attı. Bu deneyim, genç modelin farklı kültürlerden isimlerle aynı platformda yer almasına ve uluslararası moda dünyasını yakından tanımasına katkı sağladı.

Modelliği uzun soluklu bir kariyer olarak gören Beyza Sarı, sektörde sürekli öğrenmeye ve kendini geliştirmeye önem veriyor. Fotomodellikten podyuma uzanan çalışmalarını yeni projelerle büyütmeyi hedefleyen genç model, hem ulusal hem de uluslararası moda projelerinde yer alarak kariyer yolculuğunu istikrarlı adımlarla sürdürmeye hazırlanıyor.
Henüz kariyerinin ilk yıllarında olmasına rağmen sanatla kurduğu bağı disiplinli bir gelişim süreciyle şekillendiren Seher Özdemir, oyunculuğa yalnızca performans odaklı değil, düşünsel ve yaratıcı yönleriyle de yaklaşan genç isimler arasında yer alıyor. Eğitim hayatını sürdürürken bir yandan oyunculuk alanında kendini geliştiren Özdemir, farklı disiplinlerden beslenen çok yönlü bir sanat anlayışı oluşturuyor.
İstanbul Aydın Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde eğitimine devam eden genç oyuncu adayı, akademik bakış açısını sanatla buluşturuyor. Toplumsal olaylara, insan ilişkilerine ve karakterlerin iç dünyalarına duyduğu ilgi, oyunculuğa yaklaşımında da önemli bir yer tutuyor. Bu ilgi zamanla metin analizi, karakter çözümleme ve senaryo çalışmalarıyla daha da derinleşmiş durumda.
Oyunculuk eğitimlerini kamera önü çalışmalarıyla destekleyen Seher, aynı zamanda diksiyon ve etkili konuşma alanlarında da eğitim aldı. Karakterlerin psikolojik yapısını anlamaya yönelik çalışmaları ve metin okuma pratiği, onun oyunculuğu yalnızca ezber ve performans üzerinden değil, karakterin dünyasını anlamaya dayalı bir süreç olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Senaryo yazarlığı ve metin çözümleme üzerine aldığı eğitimler de bu yaklaşımın önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor.
Sanat yolculuğunda müziğin de ayrı bir yeri bulunuyor. Lise yıllarında okul orkestrasında solist olarak sahne alan Özdemir, şarkı söyleme eğitimiyle sahne deneyimini farklı alanlarda geliştirme fırsatı buldu. Müziğin ritmi ve duygusal anlatım gücü, onun sahne üzerindeki ifade biçimini besleyen unsurlar arasında yer alıyor.
Kamera karşısındaki ilk profesyonel deneyimlerinden birini Kalamış Kürek Kulübü için hazırlanan sosyal medya reklam filminde yaşayan Özdemir, aynı zamanda aktif yaşam tarzıyla da dikkat çekiyor. Kürek, yüzme, tenis, at binme, yoga, pilates ve paddle board gibi farklı spor dallarıyla ilgilenmesi, hem fiziksel hem zihinsel olarak disiplinli bir çalışma anlayışını beraberinde getiriyor.
Yabancı dil alanındaki çalışmalarını da sürdüren Özdemir, İngilizceyi aktif olarak kullanırken İtalyanca ve Fransızca eğitimlerine devam ediyor. Farklı kültürlerle kurduğu bağ ve öğrenmeye açık yaklaşımı, sanatsal gelişimini destekleyen önemli unsurlar arasında bulunuyor.
Seher Özdemir, oyunculuk yolculuğunu adım adım inşa ederken; eğitim, sanat ve kişisel gelişim alanlarını bir arada yürüten genç bir isim olarak dikkat çekiyor. Karakterlerin dünyasına duyduğu merakı, sahneye olan ilgisi ve üretme isteğiyle, önümüzdeki dönemde adından daha sık söz ettirmeye hazırlanan isimlerden biri olarak öne çıkıyor.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.