24 Aralık 2025 Çarşamba
Karalahana Dolması
Tiyatroda Tüm Alanlarda; Ayşegül Şevval Kalabalık!
Pazar Günleri Marketlerin Kapalı Olması Çalıştayda Masaya Yatırıldı
Yaşam Koçluğu Kıskacında Kayıt Dışı Para Trafiği: Dövizler Yurtdışına Akıyor!
Altın Rekora Doymuyor Kilogram Fiyatı 6 Milyon 280 Bin Liraya Yükseldi!
Türkiye’de sayıları hızla artan yaşam koçları, yurtdışı bağlantılı uydurma sertifikalarla büyük bir kayıt dışı ekonomi yaratıyor. Vergi ödemeyen ve topladıkları paraları “eğitim bedeli” adı altında yurtdışına transfer eden sözde koçlar, hem vatandaşın cebini hem de ülke ekonomisini tehdit ediyor.
Son yıllarda sosyal medya platformlarında mantar gibi türeyen “yaşam koçu”, “spiritüel danışman” ve “enerji uzmanı” gibi unvanlar, büyük bir ekonomik vurgunun maskesi haline geldi. Bilimsel hiçbir dayanağı olmayan, birkaç haftalık online videolarla alınan “uydurma” sertifikalar, Türkiye’de binlerce liralık sözde eğitimlerin kapısını aralıyor. Ancak asıl tehlike, bu sistemin arka planında işleyen gizli para trafiğinde yatıyor.
Yaşam koçluğu sisteminin temeli, yurtdışı merkezli ancak akademik geçerliliği bulunmayan platformlardan alınan belgeler üzerine kurulu. “Uluslararası onaylı” denilerek pazarlanan bu belgeler için Türkiye’deki sözde koçlar, yurtdışındaki ana organizasyonlara ciddi meblağlar ödüyor. Türkiye’de kandırılan insanlardan toplanan paralar, “lisans ücreti” veya “eğitmenlik payı” adı altında kayıt dışı yollarla sınırı geçiyor.
Bu faaliyetlerin büyük bir çoğunluğu hiçbir resmi ticari işletmeye bağlı olmadan yürütülüyor. Sosyal medya üzerinden reklam yapan ve ödemeleri genellikle kişisel banka hesaplarına ya da kripto varlıklar üzerinden kabul eden bu kişiler, devlete tek bir kuruş vergi ödemiyor. Üstelik bu paraların yurtdışına transfer edilmesi, sermaye çıkışına neden olurken Türk lirasının değer kaybına ve vergi adaletsizliğine zemin hazırlıyor.
Mağdurların psikolojik hassasiyetlerini sömüren bu yapı, sadece bir sağlık suçu değil, aynı zamanda ciddi bir mali suç teşkil ediyor. İnsanlara “bolluk bereket” vaat edenlerin, kazandıkları paraları yurtdışındaki karanlık eğitim ağlarına aktarması, modern bir saadet zinciri modelini anımsatıyor. Uzmanlar, denetimsiz bu para akışının kara para aklama faaliyetlerine de zemin hazırlayabileceği konusunda uyarıyor.
Sektörde yaşanan bu kontrolsüz büyüme ve döviz kaçışı, yasal bir düzenlemenin aciliyetini ortaya koyuyor. Hem halkın ruh sağlığını korumak hem de milyarlarca liralık vergi kaybının önüne geçmek için bu “sözde koçların” mali takibe alınması ve mesleki standartların yasalarla belirlenmesi gerekiyor. Vatandaşın “şifa” umuduyla verdiği paralar, ülke ekonomisinde derin bir delik açmaya devam ediyor.